Bilgi Çağının En Büyük Yanılgısı: Her Şeyi Söylemek

Bir zamanlar bilgelik, çok konuşmakla değil; gerektiği kadar konuşmakla ölçülürdü. Bugün ise tam tersine, ne kadar çok şey söylenirse o kadar değerli sanılıyor. Sosyal medya, ekranlar ve bitmek bilmeyen yorumlar arasında insanlık belki de tarihinin en gürültülü dönemini yaşıyor.

Oysa eski bir söz, bütün bu karmaşanın ortasında kulağımıza fısıldıyor:

“Her bildiğini söyleme, ama her söylediğini bil.”

Bu söz yalnızca bir ahlak öğüdü değil, aynı zamanda bir yaşam kılavuzudur. Çünkü bilgi güçtür; fakat kontrolsüz kullanılan güç, faydadan çok zarar getirir.

Günümüzde insanlar çoğu zaman düşüncelerini tartmadan paylaşmayı özgürlük sanıyor. Oysa özgürlük, akla gelen her şeyi söylemek değil; söylenecek olanın sorumluluğunu taşıyabilmektir. Bir söz bazen bir insanın itibarını yıkabilir, bir toplumu kutuplaştırabilir ya da yıllarca onarılamayacak yaralar açabilir.

Bilmek ile konuşmak arasındaki mesafe, karakterin ölçüsüdür. Her gerçeğin her yerde söylenmesi gerekmez. Her bilginin her kulağa ulaşması da şart değildir. Çünkü hikmet, sadece neyi bildiğinde değil; neyi ne zaman söyleyeceğini bildiğinde ortaya çıkar.

Bugün bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Ancak bilgeliğe ulaşmak hâlâ zor. Çünkü bilgi hafızayı doldurur; bilgelik ise vicdanı ve aklı eğitir.

Belki de çağımızın en büyük sorunu cehalet değildir. Asıl sorun, yeterince düşünülmeden söylenen sözlerin çoğalmasıdır. İnsanlar artık bilmediklerini değil, bildiklerini kontrol etmekte zorlanıyor.

Bu yüzden yeniden o kadim söze dönmek gerekiyor:

Her bildiğini söyleme…
Ama her söylediğini bil.

Çünkü insanı yücelten, sahip olduğu bilgi miktarı değil; o bilgiyi kullanırken gösterdiği ölçü ve sorumluluktur.

  • Related Posts

    Anadolu’nun Kader Anı: Sakarya’da Yükselen Diriliş Ruh

    Tarih, bir milletin kaderini belirleyen kırılma noktalarıyla doludur; fakat hiçbir zafer, Sakarya Meydan Muharebesi kadar bir ulusun “olmak ya da olmamak” arasındaki ince çizgisini simgelemez. Bundan tam 105 yıl önce,…

    30 AĞUSTOS: BİR MİLLETİN “ASLA TESLİM OLMAM” DEDİĞİ GÜN

    Bugün 30 Ağustos… Bugün, bir milletin kaderini kendi ellerine aldığı; bağımsızlığın, özgürlüğün ve vatan sevgisinin tarihe altın harflerle yazıldığı gündür. Bugün, Anadolu’nun dört bir yanında yankılanan “Ya İstiklal Ya Ölüm!”…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    ESKİ YAZILAR

    Anadolu’nun Kader Anı: Sakarya’da Yükselen Diriliş Ruh

    Anadolu’nun Kader Anı: Sakarya’da Yükselen Diriliş Ruh

    30 AĞUSTOS: BİR MİLLETİN “ASLA TESLİM OLMAM” DEDİĞİ GÜN

    30 AĞUSTOS: BİR MİLLETİN “ASLA TESLİM OLMAM” DEDİĞİ GÜN

    BİR VATANIN KADERİNİN YAZILDIĞI YER: SAKARYA

    BİR VATANIN KADERİNİN YAZILDIĞI YER: SAKARYA

    Bir Gün Değil, Bugün

    Bir Gün Değil, Bugün

    Sevil Baş Yazdı- TEKNOLOJİDE SEMPATİ

    Sevil Baş Yazdı- TEKNOLOJİDE SEMPATİ

    KEŞKE DEMEKTENSE, BİR KEZ RİSK AL!

    KEŞKE DEMEKTENSE, BİR KEZ RİSK AL!