Yedek Olduğunuzu Anladığınız Gün Kaybetmediniz, Gerçeği Gördünüz

Hayatın en acı gerçeklerinden biri şudur: İnsan, değer verdiği şeyi kolay kolay ertelemez.

Bir mesajı saatlerce cevapsız bırakıyorsa, bir buluşmayı sürekli öteliyorsa, sizi sadece işi düştüğünde arıyorsa ya da varlığınızı sıradanlaştırdıysa… Bunun adı yoğunluk değildir. Bunun adı önceliklerin değişmesidir.

Çünkü insan, gerçekten kaybetmekten korktuğu hiçbir şeyi ihmal etmez.

Toplum olarak kendimizi kandırmayı çok seviyoruz. “Meşguldür…”, “Kafası doludur…”, “Şu dönem sıkıntılı…” diyerek karşımızdakinin davranışlarını mazur göstermeye çalışıyoruz. Oysa gerçek çoğu zaman çok daha basittir.

Kimse yedeğini bulmadığı sürece elindekine kötü davranmaz.

İşte can yakan cümle de budur.

Bir insan sizi sürekli erteliyorsa, sizinle geçirdiği zamanı değersizleştiriyorsa, verdiği sözleri önemsemiyorsa, bilin ki artık hayatında vazgeçilmez değilsiniz. Siz onun için tek seçenek olmaktan çıkmış, alternatiflerden biri hâline gelmişsinizdir.

Bu yalnızca aşk ilişkilerinde yaşanmaz.

Dostlukta da böyledir…

Akrabalıkta da…

İş hayatında da…

Hatta bazen yılların arkadaşlığı bile, yeni çevreler kurulunca eski değerini kaybedebilir.

İnsanların değişmesi normaldir. Ancak asıl sorgulanması gereken, sizin kendinize biçtiğiniz değerdir.

Sürekli peşinden koştuğunuz insanlar gerçekten buna değer mi?

Her defasında ilk mesajı atan sizseniz…

Her buluşmayı siz planlıyorsanız…

Her özrü siz kabul ediyor, her kırgınlığı siz unutuyorsanız…

Belki de sorun onların size verdiği değer değil, sizin kendinize vermediğiniz değerdir.

Unutmayın…

Gerçek sevgi bahane üretmez.

Gerçek dostluk zamanı olunca değil, zaman ayırınca ortaya çıkar.

Gerçek saygı ise sizi bekleme salonunda tutmaz.

Hayatınızda sizi sürekli erteleyen insanlara kızmadan önce, onlara bu hakkı kaç kez sizin verdiğinizi düşünün.

Çünkü insanlar, kendilerine tanınan sınırlar kadar ileri giderler.

Sizi ikinci plana atan birini birinci sıraya koymaya devam ederseniz, kaybeden o değil siz olursunuz.

Bazen gitmek, kavga etmekten daha güçlüdür.

Bazen susmak, yüzlerce cümleden daha anlamlıdır.

Ve bazen bir insanı kaybetmek değil; onun sizi çoktan kaybettiğini fark etmek özgürlüktür.

Hayat kısa…

Sizi sadece canı istediğinde hatırlayanların değil, yokluğunuzda eksikliğinizi hissedenlerin yanında olun.

Çünkü gerçek değer, sizi bekletenlerde değil; size vakit ayıranlarda saklıdır.

  • Related Posts

    Anadolu’nun Kader Anı: Sakarya’da Yükselen Diriliş Ruh

    Tarih, bir milletin kaderini belirleyen kırılma noktalarıyla doludur; fakat hiçbir zafer, Sakarya Meydan Muharebesi kadar bir ulusun “olmak ya da olmamak” arasındaki ince çizgisini simgelemez. Bundan tam 105 yıl önce,…

    30 AĞUSTOS: BİR MİLLETİN “ASLA TESLİM OLMAM” DEDİĞİ GÜN

    Bugün 30 Ağustos… Bugün, bir milletin kaderini kendi ellerine aldığı; bağımsızlığın, özgürlüğün ve vatan sevgisinin tarihe altın harflerle yazıldığı gündür. Bugün, Anadolu’nun dört bir yanında yankılanan “Ya İstiklal Ya Ölüm!”…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    ESKİ YAZILAR

    Anadolu’nun Kader Anı: Sakarya’da Yükselen Diriliş Ruh

    Anadolu’nun Kader Anı: Sakarya’da Yükselen Diriliş Ruh

    30 AĞUSTOS: BİR MİLLETİN “ASLA TESLİM OLMAM” DEDİĞİ GÜN

    30 AĞUSTOS: BİR MİLLETİN “ASLA TESLİM OLMAM” DEDİĞİ GÜN

    BİR VATANIN KADERİNİN YAZILDIĞI YER: SAKARYA

    BİR VATANIN KADERİNİN YAZILDIĞI YER: SAKARYA

    Bir Gün Değil, Bugün

    Bir Gün Değil, Bugün

    Sevil Baş Yazdı- TEKNOLOJİDE SEMPATİ

    Sevil Baş Yazdı- TEKNOLOJİDE SEMPATİ

    KEŞKE DEMEKTENSE, BİR KEZ RİSK AL!

    KEŞKE DEMEKTENSE, BİR KEZ RİSK AL!